Ben hep söylüyorum. Sınır ötesi operasyon olmadığı müddetçe terörle mücadelede başarı mümkün değil. PKK’nın kendine üs olarak yerleştiği Dağın ötesi ve arkası çembere alınarak ağır bir şekilde yerle bir edilmezse tam anlamıyla mutlak bir hâkimiyetten bahsedilemez. Bugüne kadar eşi ve benzeri olmayan daha fazla büyük ve güçlü bir silahlı mücadele ile PKK terör örgütü etkisiz hale getirilebilir.
       Hatırlayın biraz Sri Lanka, Güney Asya’da Hindistan’ın 31 kilometre güneyinde ve Hint Okyanusu’nda bulunan, 1970 yılına kadar “Seylan” adıyla bilinen bir ada ülkesidir. 20 milyon nüfuslu ülkede nüfusun yüzde 73’ünü Sinhaliler, yüzde 7’sini Moorlar, yüzde 5 ‘ini Hintli Tamiller, yüzde 3’ünü Sri Lankalı Tamiller oluşturmaktadır. Geriye kalan yüzde 12’lik grubun etnik kökenleri hakkında kesin bilgiler yoktur. Konuşulan dilleri baz alan nüfus dağılımına göre ise nüfusun yüzde 74’ünün Sinhalice, yüzde 20’sinin de Tamilce konuşan vatandaşlardan oluştuğu görülmektedir. ( [1] Sri Lanka Hükümet web sayfası: http://www.statistics.gov.lk/home.asp: )
Adadaki en önemli iki etnik grup olan Tamiller ve Sinhaliler arasında hiçbir zaman birlik sağlanamamıştır. Tamillerle Sinhaliler arasındaki sorunların tarihi kökenleri vardır. Yapılan analizler,
Olayların Tamiller ‘in Sinhaliler’in oluşturduğu yönetim aygıtlarının ve sistemin dışında bırakılması sonucunda geliştiğini göstermektedir. Sömürge yönetimlerinin bilinçli yabancılaştırma politikaları, Sinhaliler’in Tamiller’e sistematik olarak uyguladığı baskıların kaynağı olarak görülmektedir. Tamil Kaplanları terör örgütü de, bu baskıların sonucu olarak doğan, bağımsız bir Tamil devleti kurmayı amaçlayan bir terör örgütüdür.
2004 yılıyla beraber başlayan “topyekûn savaş”, Sri Lanka hükümetinin bu süreçte kararlılığını kesin olarak gösterebildiği ilk çalışma olmuştur. Hükümet, binlerce Tamil’in ölümüne ve binlercesinin de göçüne sebep olacak operasyonları yapmaktan kaçınmamıştır. Tamil Kaplanlarının kendilerine ait “kurtarılmış bölgelerinin bulunması da örgüte yönelik saldırılarının boyutlarının çok şiddetli olmasına fırsat tanımıştır. Sri Lanka hükümetinin Tamil Kaplanlarını bitirmeye yönelik giriştiği bir başka başarılı politika da örgütün dış ilişkilerini kesmeye yönelik kurulan diplomatik ilişkilerdir. Kendi topraklarındaki Tamil nüfusunu da göz önüne alan Hindistan baştan beri olayda Sri Lanka’ya doğrudan ya da dolaylı olarak destek vermekteyken mücadelenin son dönemlerinde bu desteğin askeri alanlarda yoğunlaşması Sri Lanka ordusuna büyük fayda sağlamıştır. Ülkenin yoğun diplomasi trafiği sonucu ABD ve Avrupa Birliği tarafından da “terörist örgüt” olarak tanınan örgütün dış ilişkileri ağır yara almıştır. Dünya’nın önde gelen ülkelerinin ve onların etkisi altındaki nispeten küçük ülkelerin de karşıt tavrını hissettirmesiyle birlikte tüm kanatları kırılan örgüt, Mayıs 2009’da devam eden hava saldırıları ve çok yoğun kara operasyonları sonucunda örgütün bazı önemli yetkilileri ve lider Prabhakaran’ın oğlunun da ölümü sonucu silah bırakmıştır.
Tamil Kaplanlarını önceleri sadece bir güvenlik sorunu addedip silahlı mücadele ve hukuki baskılarla susturmaya çalışan Sri Lanka hükümeti, giderek artan kayıplar karşısında çözümü siyasi zeminde aramaya yönelmiştir. Önce Tamiller ’in yönetime katılması ve dillerinin tanınması, ardından Federe yönetim gündeme gelse de gerek hükümetin tutarsız politikaları gerekse Tamil Kaplanlarının eylemlerinden taviz vermemesi sonucu terörün diplomatik metotlar ve verilen imtiyazlarla da çözülemeyeceği görülmüştür. İki halkın birlikte yaşamasına yönelik propaganda faaliyetleriyle birlikte ileri askeri harekâta başlayan Sri Lanka hükümeti, Tamil Kaplanlarının faaliyet gösterdiği yabancı ülkelerin hükümetleriyle de masaya oturarak örgütün dış desteklerini zayıflatma yoluna gitmiş ve başarılı olmuştur. Örgütün güçlü olduğu kuzey ve doğu toprakları üzerine yapılan askeri harekât sonucu verilen ağır kayıplarla birlikte, lider Prabhakaran’ın da ölmesi, Tamil Kaplanlarının silah bırakmasına sebebiyet vermiştir. Askeri baskı ve başarılarla desteklenen siyasi uygulamalar, dünyanın en güçlü terör örgütlerinden birinin eylemlerini durdurmasıyla sonuçlanmıştır. Sri Lanka hükümetinin Tamil Kaplanlarını bitirmek amacıyla yaptığı saldırılar insan hakları bağlamında düşünüldüğünde eleştirilse de, terörle mücadelede bir örnek teşkil edecek şekilde tarihteki yerini almıştır. Sonrada 2009 yılıyla birlikte 30 yıldır sürdürülen mücadelede Tamil kaplanları tarihe gömüldü.