Modern İran tarihine genellikle merkezî iktidar, devrimler ve uluslararası krizler üzerinden bakılır. Oysa bu büyük anlatının arka planında, İran’ın batı sınırlarında yaşayan ve yüzyıllardır kendi sosyo-kültürel dokusunu koruyan geniş bir toplum bulunmaktadır: Kürtler.

Kenan Demirel tarafından hazırlanan doktora tezi, İran Kürtlerinin İkinci Dünya Savaşı’ndan 1979 İslam Devrimi’ne kadar uzanan yaklaşık kırk yıllık süreçteki siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel konumlarını bütüncül bir çerçevede ele alarak, bu topluluğun modern İran’ın şekillenmesindeki rolünü görünür kılıyor.

Sarp Dağlardan Özgün Bir Toplumsal Yapıya

Teze göre İran Kürtleri, çoğunlukla ulaşılması güç dağlık bölgelerde yaşamaları ve Sünni inanca mensup olmaları nedeniyle, İran’daki diğer topluluklardan farklı bir toplumsal yapı geliştirdi.

Bu yapı;

  • Aşiret örgütlenmesine dayalı,

  • Din adamlarının sosyal ve siyasal hayatta belirleyici olduğu,

  • Muhafazakâr ve kapalı bir karakter taşıyan

bir toplum modelini ortaya çıkardı.

Bu özgün yapı yalnızca sosyal ilişkileri değil, ekonomik örgütlenmeyi de belirledi.

Tarım, Hayvancılık ve Sınır Ticareti Ekseninde Bir Ekonomi

İran Kürtlerinin ekonomik hayatında yarı göçebe aşiretler ve yerleşik köylüler başat rol oynadı.

Tezde öne çıkan başlıca faaliyetler şunlar:

  • Tarım ve hayvancılık,

  • Dokumacılık ve el sanatları,

  • Sınır bölgelerinde yoğunlaşan –çoğu zaman yasal olmayan– ticaret.

Bu ekonomik yapı, Kürt toplumunun kendi kendine yeten fakat merkezî devletle sınırlı entegrasyona sahip bir karakter kazanmasına yol açtı.

Rıza Şah Dönemi: Kırılmanın Başlangıcı

İran Kürtlerinin siyasi hareketliliği, Rıza Şah döneminde uygulamaya konan:

  • Ulusallaşma,

  • Modernleşme,

  • Merkezileşme

politikalarıyla yeni bir boyut kazandı.

Bu politikalar, yerel kimlikleri ve özerk aşiret yapılanmalarını tehdit etti. Teze göre Kürtlerin özerklik talebine yönelmesi, büyük ölçüde bu baskı ortamının sonucuydu.

İşgal Yılları ve Siyasetin Hızlanması

İkinci Dünya Savaşı sırasında İran’ın işgali, Kürt siyasal hareketleri açısından bir dönüm noktası oldu.

Bu süreçte:

  • İlk Kürt isyanları ortaya çıktı,

  • Mahabad merkezli siyasi örgütlenmeler güç kazandı,

  • Kürtler, uluslararası aktörlerin (özellikle Sovyetler Birliği’nin) politik hesaplarında önemli bir unsur hâline geldi.

Tez, Kürt hareketinin bu dönemde yalnızca yerel değil, bölgesel ve küresel güç dengeleriyle bağlantılı olarak şekillendiğini vurguluyor.

Mahabad Cumhuriyeti: Kısa Süreli Bir Devlet Deneyimi

Çalışmanın en dikkat çekici başlıklarından biri, 1946’da ilan edilen Mahabad Cumhuriyeti’dir.

Teze göre bu yapı:

  • Kürt siyasal tarihinde bir ilk devletleşme deneyimi oldu,

  • Kürtçe eğitimin yaygınlaştırılması,

  • Kadınların siyasi hayata katılımının teşvik edilmesi,

  • Kültürel kurumların açılması

gibi önemli adımlara sahne oldu.

Ancak Mahabad Cumhuriyeti’nin ömrü kısa sürdü ve merkezî İran yönetiminin askerî müdahalesiyle yıkıldı.

1947–1979: Baskı, Yeniden Örgütlenme ve Süreklilik

Mahabad’ın yıkılmasının ardından Kürt siyasal hareketi ortadan kalkmadı. Aksine:

  • İran Kürdistan Demokrat Partisi yeniden örgütlenmeye çalıştı,

  • Kürt siyasetçileri zaman zaman Irak’a çekildi,

  • Silahlı ve siyasi mücadele farklı biçimlerde sürdü.

Bu dönem, Kürt hareketinin süreklilik kazandığı bir evre olarak tanımlanıyor.

İran Kürtlerini Merkeze Alan Bir Perspektif

Tez, İran Kürtlerini yalnızca “isyanlar” veya “ayaklanmalar” üzerinden değil; sosyal, kültürel ve ekonomik boyutlarıyla birlikte ele alması bakımından Türk akademisinde önemli bir boşluğu dolduruyor.

Çalışma, İran’daki bir etnik topluluğun uzun dönemli dönüşümünü modern İran tarihi bağlamında inceleyerek, bölgenin siyasi dinamiklerine yeni bir bakış açısı kazandırıyor.

Kaynak

Demirel, Kenan. İkinci Dünya Savaşı’ndan İran İslam Devrimi’ne İran Kürtleri (Siyasi, Sosyal, Ekonomik ve Kültürel Konumları), Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2022. Tez No; 798695

Muhabir: Merve Kiraz