Toprağın Nabzını Tutan Bir Vizyon: Erzincan tarımı ve Tarımın başındaki ismi, Alper Koçaker'in vizyonunu inceliyelim sizin için.

Tarım, yalnızca toprağa atılan tohumla değil; planlama, sahadaki emek, üreticiyle kurulan güven ve bu süreci yöneten güçlü bir vizyonla filizlenir. Erzincan’da 2025 yılı, işte bu vizyonun sahaya en net yansıdığı dönemlerden biri olarak kayda geçiyor. Adım adım gelen bu başarı ve dönüşümün merkezinde ise Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker bulunuyor.

Kendisi Erzincanlı değil. Ancak göreve başladığı ilk günden itibaren benim memleketim için çaba sarfediyor. Tarım teşkilatını sadece bir kamu kurumu değil, üreticinin doğrudan çözüm ortağı olarak konumlandıran Alper Koçaker, 2025 yılına girerken ortaya koyduğu yol haritasıyla bu yaklaşımı net biçimde ortaya koydu. Sezon öncesi yapılan planlama toplantılarında, vatandaş odaklı hizmet anlayışı ve sahaya dayalı çözüm üretme kültürünü, başında olduğu Tarım İl Müdürlüğü'nün sloganı hâline getirildi.

Koçaker’in yönetim anlayışının en belirgin başlıklarından biri de hayvancılık. Besicilerle birebir yapılan toplantılarda sektörün ihtiyaçları masaya yatırıldı; Erzincan Besi OTB projesiyle ilin hayvan varlığının ciddi oranda artacağı vurgulandı. Ülke genelinde etkili olan şap hastalığı sürecinde ise Erzincan’da tarım teşkilatı adeta seferberlik ilan etti. İl ve ilçe ekipleri haftanın 7 günü sahada görev yaparak hastalığın yayılmasını önlemede büyük başarı sağladı.

Koçaker’in fark yaratan yönlerinden biri de üretimin en zor şartlarda yapıldığı alanlara kadar ulaşan hizmet anlayışı oldu. Erzincan Tulum Peyniri üreten küçükbaş yetiştiricilerle yaz boyunca birebir temas kuruldu. 2-3 bin metre rakımdaki meralara WC ve duş gibi temel hizmetlerin götürülmesi, hayvan refahı için su sorunlarının çözülmesi, kırkım makineleri ve sıvatların köylerin kullanımına sunulması; tarım teşkilatının üreticiye bakışını net biçimde ortaya koydu.

Erozyonla mücadele ve kaba yem ihtiyacının karşılanması amacıyla dikilen 111 bin tuz çalısı, sadece bugünü değil Erzincan tarımının geleceğini de güvence altına alan stratejik bir adım oldu.

Gıda denetimlerinden halk sağlığına uzanan geniş bir yelpazede de Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün sahadaki varlığı güçlü şekilde hissedildi. Gıda işletmelerine yönelik denetimler artırılırken, “gıda okuryazarlığı” seminerleriyle tüketicinin bilinç düzeyi yükseltildi. Tarımdan sofraya uzanan zincirin her halkasında güven duygusu pekiştirildi.

Alper Koçaker’in üzerinde özellikle durduğu alanlardan biri de broiler ve yumurta tavukçuluğu oldu. Erzincan’da faaliyet gösteren 45 broiler işletmesi, Et ve Süt Kurumu’na bağlı Tavuk Kombinası ile entegre biçimde üretim yapıyor. Kombinanın Erzincan’da bulunması, üreticiler için pazarlama güvencesi sağlarken ilin ihracat potansiyelini de artırıyor.

Yumurta tavukçuluğunda ise yeni yatırımlar sahada yakından takip edildi. Koçaker, hem bakanlık destekleri hem de özel sektör yatırımlarıyla bu alanın Erzincan için önemli bir ekonomik değer hâline geldiğini vurguladı. Kümes hayvancılığının köklü bir geçmişe sahip olduğu Erzincan, bu vizyonla bölgesel bir üretim merkezine dönüşme yolunda ilerliyor.

Belki de Koçaker’in en güçlü yönü, tarımı sadece rakamlarla değil insan hikâyeleriyle ele alması… Dut sıkarken elleri yıpranan bir kadın üreticinin talebine kulak verilmesi ve bunun projeye dönüşerek 15 çiftçiye dut sıkım makinesi kazandırılması, bu anlayışın en somut örneklerinden biri.

Alper Koçaker’in liderliğinde Erzincan’da tarım artık sadece üretim değil; planlı kalkınma, sahaya inen yönetim ve üreticiyle kurulan güçlü bağ anlamına geliyor. Etlik piliçten yumurtaya, meradan seraya, tarladan sofraya uzanan bu bütüncül yaklaşım; Erzincan’ın tarımsal geleceğine umut veriyor.

Çünkü bu şehirde artık toprak konuşuyor, üretici hissediliyor ve tarım teşkilatı sahada varlığını net biçimde ortaya koyuyor.

Tabiki görevini yapıyor. Ancak görevini yaparken bedenini taşın altına koyan, üretici gibi hisseden Alper müdürümü gönülden tebrik ederim. Allah gönlüne göre versin.