Ergenlik dönemi, bireyin biyolojik, psikolojik ve toplumsal dönüşümleri aynı anda yaşadığı kritik bir süreç olarak tanımlanıyor. Bu dönemde ortaya çıkan davranış örüntüleri yalnızca bireysel değil, aynı zamanda sosyal çevreyle doğrudan ilişkili sonuçlar doğuruyor. Türkiye’de yapılan akademik bir çalışma, ergenlerde görülen kendine zarar verme davranışını sosyolojik bir çerçevede ele alarak, bu davranışın arkasında yatan toplumsal dinamiklere ışık tutuyor.
Yüksek lisans tezi kapsamında gerçekleştirilen araştırmada, ergenlerin kendine zarar verme davranışları; risk alma eğilimleri, algılanan sosyal destek düzeyi ve çeşitli sosyo-demografik değişkenler açısından incelendi. Elde edilen bulgular, bireyin yalnızca kişisel özelliklerinin değil, içinde bulunduğu aile yapısının, ekonomik koşulların ve sosyal ilişkiler ağının da belirleyici olduğunu ortaya koydu.
Sosyal Destek Azaldıkça Risk Artıyor
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, kendine zarar verme davranışı sergileyen ergenlerin algıladıkları sosyal destek düzeyinin anlamlı biçimde daha düşük olması oldu. Özellikle aileden ve arkadaşlardan algılanan sosyal destek, bu davranışla güçlü bir ilişki gösterdi. Sosyolojik açıdan değerlendirildiğinde bu durum, bireyin kendisini ait hissettiği sosyal bağların zayıflamasıyla birlikte, sorunlarla baş etme mekanizmalarının da işlevsizleştiğini gösteriyor.
Aile ve yakın çevre desteğinin azalması, ergenin kendisini yalnız ve anlaşılmamış hissetmesine yol açarken, bu durum bireyi içe dönük ve zarar verici davranışlara daha açık hâle getiriyor. Çalışma, sosyal bağların yalnızca duygusal değil, aynı zamanda koruyucu bir işlev gördüğünü bilimsel verilerle ortaya koyuyor.
Risk Alma Davranışı ve Toplumsal Etkiler
Araştırma sonuçları, kendine zarar verme davranışı sergileyen ergenlerin risk alma davranışlarının da daha yüksek olduğunu gösteriyor. Sosyolojik perspektiften bakıldığında risk alma; bireyin ailesiyle, okuluyla ve akran gruplarıyla kurduğu ilişkilerden bağımsız değerlendirilemiyor. Akran baskısı, okul ortamı ve aile içi iletişim sorunları, riskli davranışların yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor.
Özellikle disiplin cezası almış ergenlerde kendine zarar verme davranışının daha sık görülmesi, okulun yalnızca akademik değil, aynı zamanda sosyal bir denetim ve destek alanı olduğunu da gözler önüne seriyor. Okuldan kopuş ve aidiyet duygusunun zayıflaması, bireyi toplumdan dışlanmış hissettirebiliyor.
Gelir Düzeyi ve Toplumsal Eşitsizlik
Araştırmada, ailenin ekonomik durumu da önemli bir değişken olarak öne çıkıyor. Düşük gelir grubuna sahip ailelerden gelen ergenlerin, kendine zarar verme davranışını daha yüksek düzeyde sergilediği tespit edildi. Bu bulgu, sosyoekonomik eşitsizliklerin ruh sağlığı üzerindeki etkisini bir kez daha ortaya koyuyor.
Sınırlı maddi imkânlar, ebeveynlerin çocuklarına ayırabildiği zaman ve ilginin azalmasına yol açabiliyor. Sosyolojik açıdan bu durum, ergenin hem aile içinde hem de toplumda kendine yer bulma mücadelesini zorlaştırıyor. Kendine zarar verme davranışı, bu noktada bir “baş etme biçimi” ya da görünür olma çabası olarak değerlendiriliyor.
Toplumsal Önleme Politikalarına Işık Tutuyor
Araştırmanın sonuçları, kendine zarar verme davranışının yalnızca bireysel psikolojiyle açıklanamayacağını, toplumsal yapı ve sosyal ilişkilerle birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Sosyal destek ağlarının güçlendirilmesi, aile içi iletişimin artırılması ve okul temelli koruyucu programların yaygınlaştırılması, bu davranışın önlenmesinde kritik öneme sahip.
Uzmanlar, özellikle risk altındaki gruplara yönelik sosyal politikaların geliştirilmesinin, ergen ruh sağlığını korumada etkili olacağını vurguluyor. Sosyolojik açıdan bakıldığında, güçlü aile yapısı, sağlıklı okul ortamı ve destekleyici sosyal çevre; bireyin kendine zarar verme davranışından uzak durmasında temel koruyucu faktörler olarak öne çıkıyor.
Kaynak: KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BİLİM DALI, Fatma İrem DEĞERLİ TRABZON Nisan, 2015, Tez No: 407728





