.
Rahata kavuştukça geçmişi unuttuk, menfaatler uğruna göz ardı ettik. Kaloriferli modern evlerin saltanatı yaşıyoruz ama bu devran böyle gitmeyebilir. Bu modernlik bize rehavete düşürmesin. Her zaman ortaya çıkacak sıkıntılar veya felaketler karşısında hazırlıklı olmalıyız.
Şimdi evlerimiz pırıl pırıl. Doğalgazlı kaloriferler, ocaklar, banyolar, geniş odalar vs. Daha fazla kazanma çabalarımız var ama sonrasını ve olacaklara hiç ihtimal vermiyoruz. Her şeyi kendimize göre garantiye almışız, endişemiz yok, etrafımızda ki tehlikeleri umursamıyoruz.
Yine bir kış ayına daha girdik kaloriferlerimiz yanıyor ama bir anda olacaklar için endişemiz yok. Zira yeni yapılan binalarının çoğunda zor günlerin dostu sobalarımız ve bacaları yok Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Planlı alanları Tip İmar Yönetmenliğinin 47. maddesi gereğince; Konut olarak kullanılan bağımsız bölümlerinden en az birine, sobalı binalarda ise tüm piyeslerde duman bacası yapılması zorunludur.’’ Müteahhitlere ve yapı denetimlere sorduğumda ‘’Evet bizde biliyoruz ama alanı daraltıyor’’ Öyle ya koca alanlara her yer sığıyor da nedense yarım metrekarelik bölüme bir soba bacası sığamıyor. Yapı denetim ve belediyeler ruhsat verirken bu hususta daha titiz davranmalıdır.
Son yıllarda yapılan bazı apartman dairelerinin müşterek mutfak bacası hariç hiçbir bölmesinde soba bacası yok. Gelecekten hiç endişemiz yok. Bir gün doğalgaz vanaları kapanırsa, bir gün savaş, bir afet gelirse, ya da şah damarımız elektriğimiz kesilirse veya kombimiz bozulursa halimiz nice olur. Bunları hiç düşünen yok. Ama evinizin bir köşesinde ihtiyaten ve geçmişin bir anısı olarak duran bir soba, bir gaz lambası bir fener imdadımıza yetişecektir. İnsanlar artık 150 m2 kareye sığamaz oldular, eşyaları, kendileri sığıyor da, ana babalar, sığamaz oldular garip kaldılar ve kimde huzur var?
İlimizde 1992 depremi olmuştu. Haftalarca çadırlarda sobamızı yaktık, çayımızı çorbamızı içtik, bir köşede ateş yaktık. Kime sorsan, zorluğuna rağmen soba özlemi var Bir sobamız olsaydı üzerini çiçeklerle süsleseydik yine bir köşede durur, bütçemize destek olur, dar günlerde dostumuz olsaydı.
Özlemi kaldı içimizde sobaların, bahçeli küçük evlerimizin. Uzun kış gecelerinde sobaların keyfi bir başkaydı. Televizyon yok, cep telefonu yok, ailece daha yakındık, kitap okurduk ve bahtiyardık. Şimdi kadınlar ve çocuklar her dediği yerine getirilmezse sizden uzaklaşıyor, kalplerine giremezsin. En ufak bir tartışmada evini terk edenler, boşananlar ve istenmeyen kötü sonuçlar.