Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara Resim ve Heykel Müzesi Türk Ocağı Salonu'nda düzenlenen "Okul Dışı Öğrenme Ortamları" dijital platformunun tanıtım programına katıldı. Öğretmenlerin ders konularına uygun müze, kütüphane ve bilim merkezi gibi mekanlara kolayca erişebilmesini ve sanal turlardan yararlanabilmesini sağlayan bu platformla, öğrenme ortamlarının eğitim sürecine daha etkin entegre edilmesi hedefleniyor. Programda konuşan Bakan Tekin, öğrenmeyi ve öğrenme ortamlarını konuşurken sınıf sıraları ve dört duvarla sınırlı bir anlayışı aşmayı arzu ettiklerini belirtti.

Her Ortam Bir Öğrenme Alanı

Meselenin öğrencilerin öğrenme tecrübesini zenginleştiren her zemini eğitimin doğal bir parçası haline dönüştürebilmek olduğunu ifade eden Tekin; müze, kütüphane, atölye, bilim merkezleri, tarihi çevre, cami ve baraj gibi akla gelebilecek her ortamın bir öğrenme alanına dönüşebileceğinin altını çizdi. Öğrenmeyi hayatın dışına iten ve kuru bir enformasyona indirgeyen anlayışı kabul etmediklerini vurgulayan Tekin, bilginin kıymet kazandığı yerin çocuğun emek verdiği, soru sorduğu, üretime ve sanata dokunduğu ortamlar olduğunu söyledi. Tekin, öğrenmenin hayatla temas ettiğinde derinleştiğini ve bu derinliğin zamanla hikmete, karaktere ve sorumluluk şuuruna dönüştüğünü kaydetti.

Platformda 5 Bin Mekan Kayıtlı

Okulun etrafındaki şehir, kültür kurumları ve tabiatın öğrenme sürecinin tali unsuru olmaktan çıkarılıp doğal bir uzantısı haline getirilmesini önemsediklerini belirten Tekin, bu çabaların kurumsal bir dile kavuşması gerektiğini ifade etti. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde geliştirilen projede, bugün itibarıyla platformda kayıtlı mekan sayısının 5 binin üzerine çıktığı bildirildi. Bu mekanlara bağlı yüz binlerce öğrenme çıktısı ve etkinlik önerisinin üretildiği, illerde kurulan komisyonların ise kendi bölgelerindeki nitelikli ortamları sisteme kazandırmak için yoğun bir çaba sarf ettiği aktarıldı. Ayrıca Bakan Tekin, projenin Türk dünyasıyla entegre edilmesi talimatını vererek, Türkistan'ın değerlerinin de sürece dahil edilmesinin önemli bir yaklaşım olacağını belirtti.

Muhabir: Sümeyra İÇER