Bölüm 2

Yanında Kimler Yürüyor?

İnsan bazen fark etmez... Ömrünün yönünü, attığı adımlar kadar yanında yürüyen insanlar da belirler.

Dostlarını da dikkatle seç. Çünkü insan, en çok vakit geçirdiği insanların huyundan fark etmeden nasiplenir. İyi olmak güzeldir; ama bazen iyi kalabilmek, kötülükten uzak durmayı da gerektirir. Boş konuşanlarla oturursan vaktin boşa gider; güzel ahlâk sahibi insanlarla yürürsen sen de fark etmeden güzelleşirsin. Bazen iyi bir dost, en yakın akrabadan bile daha hayırlı olabilir. Seni namaza çağıran, yanlış yaptığında seni incitmeden uyaran, iyiliğe teşvik edip kötülükten alıkoyan bir arkadaş; dünya nimetlerinin çoğundan daha kıymetlidir.

​Büyükler boşuna, "Bana dostunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim." dememişler. Çünkü insan biraz da yanında yürüdüğü insanların aynasıdır. Sen öyle bir dost ol ki, seni görenler iyiliği hatırlasın; öyle dostlar edin ki, seni Allah'a yaklaştırsın. İyi dost, alkışlayan değil; gerektiğinde seni yanlışından döndürebilendir.

​Sağlığını da ihmal etme. İnsan gençken bedenini hiç yorulmayacak sanıyor. Oysa sağlık, kaybedildiğinde değeri en iyi anlaşılan nimettir. Sigaranın, zararlı alışkanlıkların ve sana emanet edilen bedenine zarar veren her şeyin senden çalacağı yalnızca yıllar değildir; sevdiklerinle geçireceğin güzel günlerdir.

​Zamanını boşa harcama. Bugün ertelediğin her güzel iş, yarının pişmanlığı olabilir. İnsan ömrü uzun değil; dağınıktır. Onu değerli yapan, geçen yıllar değil, dolu geçen anlardır.

İslâm'ı yalnızca duydukların kadar bilme.

Öğrenmekten vazgeçme.

Araştır. Oku. Sor.

Hakikatin peşinden git. İnsan kulağından da zehirlenir; her duyduğunu hakikat sanma. Çünkü sağlam bir inanç, kulaktan dolma bilgilerle değil; emek verilerek öğrenilen hakikatlerle güçlenir.

​Geçmişe takılıp kalma. Düşmek ayıp değildir. Yerde kalmak ayıptır. Hatalarını inkâr etme ama onların içinde de yaşama. Her sabah, Allah'ın sana yeniden verdiği bir başlangıçtır.

​Şükretmeyi öğren. Ama çalışmayı bırakma. Ne "Dünyadan bana ne." diye tembelleş... Ne de "Her şey benim olsun." diye hırsın esiri ol. Şükür ile gayret arasında kurulan denge, insanı huzura götürür.

​Affet. Çünkü bazen affetmek, karşındakini değil önce kendini özgür bırakmaktır. Ama sen de hata yaptığında özür dilemeyi bil. Özür dilemek küçülmek değil, karakterin büyüdüğünü göstermektir.

​Ne yaparsan yap... Hakkıyla yap. İster bir işçi ol... İster bir memur... İster bir öğretmen... İster bir esnaf... İnsan yaptığı işle değil, yaptığı işi nasıl yaptığıyla değer kazanır.

​Helal lokmadan ayrılma. Kazancının miktarından önce kaynağına dikkat et. Çünkü haramın çoğu, helalin azından daha zengin değildir. Sofrana koyduğun her lokmanın hesabını da bereketini de unutma. Helal ye, helal yedir. Evlatlarına bırakacağın en kıymetli miras, temiz bir isim ve helal bir rızıktır.

Yumuşak huylu ol. Vakur ol. Sabırlı ol. Fakat haksızlık karşısında sessiz kalma. Merhametli ol ama şahsiyetinden de vazgeçme. Kimseyi ezme; ama kimsenin seni ezmesine de razı olma.

Zarif ol. İnsanların senden istemesini beklemeden, ihtiyaçlarını fark etmeye çalış. Çünkü bazı şeyleri insanın dili söylemeden önce, kalbi hisseder. Bazen bir telefon, bazen zamanında söylenmiş güzel bir söz, bazen de hiçbir şey söylemeden yanında durmak, bir insanın hayatında sandığından daha büyük bir yer tutabilir. İyilik her zaman büyük şeylerle yapılmaz; bazen küçücük bir incelik, bir insanın kalbinde yıllarca yaşar.

Ve şunu hiç unutma... İnsan, başına gelenlerle değil; başına gelenlerden sonra nasıl biri olduğuyla hatırlanır.

Asıl hesaplaşma, insanın gece başını yastığa koyduğunda kendisinden kaçamadığı anlardır.

Bu mektubu kapatmadan önce, bugünkü bana söyleyecek birkaç söz daha kaldı…

(Devamı Pazartesi…)

Buğra Topal