Anne ve bebek sağlığı, yalnızca doğum anıyla sınırlı değil; gebelik sürecinde edinilen bilgi, tutum ve alışkanlıklarla şekilleniyor. Türkiye’de yapılan güncel bir akademik araştırma, gebelerin önemli bir bölümünün gebelik beslenmesi ve anne sütü konusunda yeterince net bir tutum geliştiremediğini ortaya koydu.

Araştırma Ankara’da Gerçekleştirildi

Bilimsel çalışma, 2021 yaz aylarında Ankara’da bir üniversite hastanesinin kadın hastalıkları ve doğum polikliniğine başvuran 200’ün üzerinde gebe üzerinde yürütüldü. Katılımcıların sosyo-demografik özelliklerinden beslenme alışkanlıklarına, vücut ölçümlerinden emzirme tutumlarına kadar birçok veri bilimsel ölçekler aracılığıyla analiz edildi.

Eğitim Düzeyi Yüksek, Bilgi Seviyesi Orta

Araştırma sonuçları dikkat çekici bir tabloyu gözler önüne serdi. Gebelerin büyük çoğunluğu yükseköğrenim mezunu olmasına rağmen, gebelikte doğru beslenme ile anne sütü ve bebek beslenmesine ilişkin bilgi düzeylerinin genellikle “orta” seviyede kaldığı belirlendi. Uzmanlar, bu durumun bilginin erişilebilir olmasına rağmen doğru ve güvenilir kaynaklardan yeterince alınmadığını gösterdiğini vurguluyor.

Emzirme Konusunda Netlik Yok

Bilimsel analizlerde kullanılan uluslararası geçerliliğe sahip bir tutum ölçeği, gebelerin emzirme konusunda kararsız bir noktada durduğunu ortaya koydu. Katılımcıların yalnızca dörtte biri emzirmeye net şekilde eğilimli bulunurken, büyük bir çoğunluk ne anne sütü ne de formül beslenme konusunda kesin bir tutum sergileyebildi.

Deneyim Bilgiyi Artırıyor

Araştırmada öne çıkan bir diğer bulgu ise gebelik deneyimiyle ilgili oldu. Daha önce birden fazla gebelik yaşayan kadınların, anne sütü ve bebek beslenmesi konusunda daha bilinçli olduğu saptandı. Bu durum, deneyimin bilgi düzeyini artırdığını ancak ilk kez anne olacak kadınların daha fazla bilimsel rehberliğe ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

Eğitim Seviyesi Tutumu Etkiliyor

Veriler, eğitim düzeyi düştükçe emzirme konusunda kararsızlık oranının arttığını ortaya koydu. Uzmanlara göre bu tablo, yalnızca tıbbi değil; aynı zamanda dijital sağlık okuryazarlığına dayalı yeni eğitim modellerinin geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Bilim İnsanlarından Net Çağrı

Araştırmacılar, gebelik sürecinde doğru beslenme ve anne sütüyle ilgili bilginin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sağlık yatırımı olduğuna dikkat çekiyor. Gebelerin ve ailelerin bilimsel temelli, güncel ve anlaşılır bilgilerle desteklenmesi; emzirmenin faydalarının dijital platformlar, sağlık teknolojileri ve danışmanlık hizmetleri aracılığıyla daha etkin anlatılması gerektiği vurgulanıyor.

Geleceğin Sağlığı Gebelikte Başlıyor

Uzmanlara göre bu tür bilimsel çalışmalar, anne ve bebek sağlığı politikalarının şekillendirilmesinde kritik rol oynuyor. Gebelikte kazanılan doğru alışkanlıklar, yalnızca bireylerin değil, toplumun geleceğini de doğrudan etkiliyor.

Kaynak: Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik Anabilim Dalı – Yüksek Lisans Tezi, 2021 Tez No: 717240

Muhabir: Yasemin Dülgeroglu