İnsanlık tarihi boyunca göçler yaşandı; ancak bazı göçler yalnızca mekân değiştirmekle kalmadı, tarihin yönünü de değiştirdi. Hz. Peygamber döneminde Mekke’den Medine’ye gerçekleşen hicret, bu anlamda sıradan bir yer değiştirme değil, toplumsal dönüşümün ve medeniyet inşasının başlangıcı oldu.
Nermin Köksal’ın doktora tezi, bu tarihsel kırılma anını merkeze alarak, hicreti yaşayan muhâcirleri ayrıntılı biçimde ele alıyor ve onları İslam tarihinin pasif figürleri olmaktan çıkarıp aktif kurucu öznelere dönüştürüyor.
Muhâcir Kimdir? Bir Kavramın Kur’ân’dan Topluma Yolculuğu
Tezde muhâcir kavramı yalnızca tarihsel bir tanım olarak ele alınmıyor; Kur’ân ve hadislerdeki kullanımıyla birlikte ahlaki, psikolojik ve sosyolojik boyutlarıyla analiz ediliyor.
Muhâcir; yurdundan ayrılan kişi olmanın ötesinde, inancı uğruna bedel ödeyen, alışkanlıklarını ve güvenli alanını terk eden bireyi temsil ediyor. Bu yönüyle hicret, bireysel bir tercih olmanın yanında kolektif bir bilinç dönüşümüne işaret ediyor.
Neden Medine? Coğrafyanın Ötesinde Stratejik Bir Seçim
Çalışma, Medine’nin hicret yurdu olarak seçilmesini yalnızca dinî sebeplerle açıklamıyor. Şehrin sosyal yapısı, kabile dengeleri, ekonomik potansiyeli ve Mekke ile kurulan ilişkiler detaylı biçimde inceleniyor.
Bu analiz, hicretin plansız bir kaçış değil; çok boyutlu, stratejik bir toplumsal hamle olduğunu ortaya koyuyor.
İsim İsim Muhâcirler: Tarihin Sessiz Kurucuları
Tezin en dikkat çekici yönlerinden biri, Medine’ye hicret eden muhâcirlerin tek tek tespit edilmesi ve hicret zamanlarına göre sınıflandırılması.
Bedir, Uhud ve Mekke’nin fethi öncesi hicret edenler ayrı kategorilerde ele alınırken; kadın muhâcirler ise Hz. Peygamber’e yakınlıklarına göre inceleniyor. Böylece hicretin erkek egemen bir anlatıdan ibaret olmadığı, kadınların da bu sürecin aktif öznesi olduğu açıkça görülüyor.
Medine’de Yeni Bir Toplum Nasıl Kuruldu?
Hicret sonrası dönem, İslam tarihinde teorinin pratiğe dönüştüğü bir süreç olarak ele alınıyor. Muhâcirler;
-
Ekonomik hayata entegre edildi
-
Hukukî statüleri Medine Vesikası ile güvence altına alındı
-
Devlet yönetimi, eğitim, askerî ve dinî görevlerde aktif rol aldı
Bu süreç, göçmen bir topluluğun nasıl kurucu bir sınıfa dönüştürülebileceğine dair tarihsel bir model sunuyor.
Geçmişten Bugüne: Hicret Günümüz Göçlerine Ne Söyler?
Tez, hicreti yalnızca tarihsel bir olay olarak bırakmıyor; günümüz göç hareketleriyle ilişkilendiriyor.
Muhâcirlerin yaşadığı psikolojik, sosyal ve ekonomik zorluklar; bugün mültecilik, aidiyet ve entegrasyon tartışmalarına tarihsel bir perspektif kazandırıyor. Bu yönüyle çalışma, modern göç çalışmalarına da dolaylı bir katkı sunuyor.
Bir Göç, Bir Medeniyet, Bir İnsanlık Dersi
Bu tez, hicreti anlatırken aslında şunu söylüyor:
Toplumsal dönüşüm, yalnızca kurallarla değil; insanla, dayanışmayla ve adaletle mümkündür.
Muhâcirler, İslam medeniyetinin görünmeyen ama taşıyıcı kolonlarıdır. Onları anlamak, yalnızca geçmişi değil, bugünü ve geleceği de anlamanın anahtarlarından biridir.
Kaynak
Nermin Köksal, Hz. Peygamber Dönemi Mekke’den Medine’ye Hicret Eden Muhâcirler,
Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslam Tarihi ve Sanatları Ana Bilim Dalı, Erzurum, 2023. Tez No; 799931





