Ekran başında geçirilen birkaç dakikanın, çocukların dünyasında bu denli derin izler bırakabileceği uzun süre fark edilmedi. Ancak 12–15 yaş arası çocukların YouTube kullanım pratiklerini merkeze alan bu bilimsel çalışma, dijital platformların artık yalnızca bir eğlence aracı olmadığını; çocukların günlük yaşamlarını, ilişkilerini ve alışkanlıklarını şekillendiren güçlü bir sosyal alan haline geldiğini gözler önüne seriyor.
Medya Merkezli Bir Çocukluk
Araştırma, çocukların medya ile iç içe geçen yaşamlarını tanımlayan “medyatizasyon” kavramı çerçevesinde ele alındı. Z kuşağına mensup çocukların, medyayı hayatlarının doğal bir parçası olarak deneyimlediği gerçeğinden yola çıkıldı. Çalışmanın ilk bölümünde, medya ve çocuk ilişkisine dair temel akademik yaklaşımlar değerlendirilirken, ikinci bölümde doğrudan çocukların sesine kulak verildi.
Saha Çalışmasında İki Ayrı Yöntem
Türkiye’de yaşayan ve aktif YouTube kullanan 12–15 yaş grubundaki çocuklarla yürütülen araştırmada nitel yöntemler tercih edildi. 25 çocukla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapıldı; 10 çocuk ise günlük tutarak YouTube ile kurdukları ilişkiyi kendi kelimeleriyle aktardı. Görüşmelerden elde edilen bulgular, günlük notlarıyla karşılaştırılarak derinlemesine yorumlandı.
YouTube: Bir Ekrandan Daha Fazlası
Araştırma bulguları, çocukların YouTube’u yalnızca bir video izleme platformu olarak görmediğini ortaya koydu. YouTube, çocukların gözünde eğlenme, can sıkıntısını giderme ve keyifli vakit geçirme alanı olarak öne çıkıyor. Ancak bu temel motivasyonun ötesinde, platformun çocuklara yeni yaşam pratikleri kazandırdığı da gözlemlendi.
YouTuber Algısı ve Dijital Yakınlık
Çalışmada dikkat çeken başlıklardan biri de çocukların “YouTuber” algısı oldu. Çocuklar, YouTuber’ları klasik medya figürlerinden farklı bir yere konumlandırıyor. Onları kendilerine daha yakın, daha samimi ve ulaşılabilir buluyorlar. Bu durum, çocukların rol model algısının dijital mecralar üzerinden yeniden şekillendiğini gösteriyor.
Aile, Akran ve Tüketim Üzerindeki Etkiler
YouTube’un etkisi yalnızca bireysel düzeyde kalmıyor. Araştırma, platformun çocukların aile içi iletişimlerine, akran ilişkilerine ve tüketim davranışlarına da yansıdığını ortaya koyuyor. İzlenen içerikler, konuşulan konuları belirliyor; beğenilen videolar, ilgi alanlarını ve tercihler üzerinde etkili oluyor.
Eğlenceden Öğrenmeye Uzanan Yol
Çalışmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, YouTube’un çocukların hayatında çok boyutlu bir alan olarak konumlanması oldu. Çocuklar platformu eğlence amacıyla kullanırken, aynı zamanda ilgi alanlarını geliştirdiklerini, bireyselleştiklerini ve eğitim süreçlerine katkı sağladıklarını ifade etti. YouTube, bu yaş grubunda öğrenme ve keşif alanı olarak da anlam kazanıyor.
Dijital Günlük Hayatın Yeni Merkezi
Araştırma sonucunda YouTube’un, 12–15 yaş arası çocukların günlük yaşamı ve sosyal bağlamı içinde eğlence, öğrenme ve keyifli zaman geçirme mecrası olarak merkezi bir konuma yerleştiği görülüyor. Bu bulgular, çocukluk deneyiminin dijital platformlar etrafında yeniden tanımlandığını gösteren güçlü bir bilimsel çerçeve sunuyor.
Kaynak: 12–15 Yaş Arası Çocukların YouTube Kullanım Pratikleri Ekseninde Medya ve Çocuk İlişkisini İnceleyen Akademik Tez Çalışması.





